Kiloyu korumak, kiloyu vermekten daha önemlidir…
Kilolarını veren ve destek yöntemlerle bölgesel kilolarından kurtulan kişilerin birçoğu kilo koruma programını uygulayamamaktadır. Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre obez hastaların %98’i kilo verdikten 1 yıl sonra kilolarını geri aldığı görülmüştür.
Diyet programları ne zaman uygulanmalı?
Bunun cevabı kışın kilo verilmeli ve baharda bu kilo korunmalıdır. Bu programda en önemli dikkat edilmesi gereken şey beslenme düzenidir. Yaza hazırlığın önemli bir parçası haline gelen zayıflamayı hepimiz istiyoruz. Ancak genellikle yaz dönemi yemek yeme zamanı olarak değerlendirilir.
Kilo verme programları tek başına değil kilo koruma programları ile uygulanmalıdır. Örnek vermek gerekirse 5 kilo vermek isteyen biri için, bu kiloyu verme süresi yaşa, cinsiyetine göre 1,52 aylık süre ise zayıflama programı 5 ay olmalıdır ki kişi hem kilo verebilsin hem de bu kiloları koruyabilsin. Aynı zamanda bu süreçte kişi yeni beslenme düzenine alışmış olur.
Diyet programında yapılan hatalar neler?
Kişiler ne kadar kilo verirse versin, yeme düzenini ve kilolarını korumadıkları sürece tekrar kilo almaları kaçınılmaz bir durumdur. Kısacası kiloyu korumak kiloyu vermekten daha daha çok önem arz eder. Bunun yanı sıra fazla kilolar verildikten sonra tekrar kilo alınmaya başlanırsa, yeniden kilo vermek kişiyi sıkıntılı bir döneme düşürür. Bu nedenle de birkaç kez kilo alıp vermiş kişiler, tekrar kilo vermekte aşırı zorlanırlar. Bunun nedeni ise metabolizmanın artık daha yavaş çalışıyor olmasıdır. Aç kalmadan ve öğün atlamadan kişi kilo koruma programına katılabilir. Kilo vermek isteyen kişilerin yaptığı en büyük hata da akşam yemeklerini ortadan kaldırma düşüncesi, öğün atlama ve bazı günler yemek yememe gibi durumlardır. Bu durum hem vücudun insülin hem de metabolizmasında dengesizlik yapacaktır. Tatlı krizlerinin nedeni de budur.
Şayet bölgesel kiloya sahip kişilerde destek programları ile değil de diyet programları ile kilolar verilmişse problemli bölgelerden daha az kilo kaybediliyor demektir. Böyle bir durumda tekrar kilo alınmışsa sorunlu bölgelerin daha fazla kilo aldığı görülür. Bunun nedeni ise bu bölgelerde kan dolaşımının az olmasıdır. Sonuç olarak sık yapılan diyetler aslında sorunlu bölgelerin büyümesi demektir. Örnek verecek olursak 5 kiloyu birkaç kez alıp vermekle aynı kiloda kalınmış olsa bile daha büyük bir basen ya da göbeğe sahip olabiliriz.
Diyet yapacak olanlar öncelikle diyet kavramını iyi kavramaları gerekir. Bunun bilincinde olarak uygulamaları gerekmektedir. Diyetin ne demek olduğunu bilmeden uygulama yapmaya geçmeniz istemedik durumlara sebebiyet verebilir. Diyet denilince akla ilk gelen kavram zayıflamadır. Aslında bu yanlış bilinen bir durumdur. Diyet; günlük beslendiğimiz beslenme programına verilen isimdir.
Beslenme konusu günümüzde en popüler konulardan biri haline gelmiştir. Diyetin kişiye özel olduğunu hatırlatarak beslenmeyi ana hatlarıyla birkaç maddeyle özetlemek gerekirse;
Su tüketimi: En önemli maddelerden biri olan su tüketiminin faydaları saymakla bitmez. Vücudun yarısından fazlasının da sudan oluştuğu göz önüne alındığında bu dengeyi korumak adına günlük yeterli su tüketilmesi önem taşımaktadır. Günlük tüketilmesi gereken miktar kişinin kilosuna ve özel durumlara göre değişkenlik göstermekle birlikte ortalama 2 litre olmalıdır.
Karbonhidratlar vücudumuzda glikoz, galaktoz ve fruktoz adı verilen basit şekerlere dönüşerek sindirilir. Fakat zararlı olduğu kabul edilen şekerler bu şekerler değil, besinlere üretim veya işlenme sırasında sonradan eklenen eklenti şekerlerdir. Örneğin; evde de pişirilen pasta, kek, kurabiye, reçel gibi yiyeceklere sonradan eklenen ya da paketli hazır ürünlere üretim esnasında eklenen şekerler gibi.
Hazır meyve suları veya kola, gazoz gibi şekerli içeceklerden uzak durmalısınız. Yemeklerin yanında bu içecekler yerine su, maden suyu, ayran veya sıkma meyve suyunu tercih etmelisiniz.
Ketçap, mayonez, hazır nar ekşisi, barbekü sosu ve bilimum hazır diğer soslar gibi soslar eklenti şeker içeriği bakımından yüksektir. Bu sosların tüketimini azaltmalı ve yiyeceklerinizi pul biber, sumak, kekik vb. baharatlarla tatlandırmayı denemelisiniz.
Normal tartıların bize sağlayabileceği tek bilgi toplam vücut ağırlığımızdır. Oysa sağlıklı ve doğru bir beslenme için bu ağırlığı oluşturan yağ, kas ve sıvı bileşenlerinin oranının net olarak bilinmesi çok önemlidir.
Örneğin kişi kilo olarak normal aralıkta olsa bile yağ oranı, kas ve sıvı oranı normal aralıkta olmayabilir. Bu koşulda yinede kendini sağlıklı hissetmeyebilir. Bu noktada kişinin kilo kaybıyla birlikte yağ oranındaki düşüşü ve kas – sıvı oranındaki artışı gözlemlemek şarttır.
Kan değerlerinize bakılmadan oluşturulan bir diyet sizi nasıl sağlığınızdan edebilirse, bu oranlara bakılmadan verilen kilolar aynı şekilde sağlığınız bozabilir.
Bu sebeple ilk diyet yazılmadan önce kan değerlerine bakmak ve her görüşmede vücut analizi yapmak kesinlikle ihmal edilmemelidir.
NOT: Maalesef evde kullandığımız analiz yapabilen tartıların doğruluk payı oldukça düşüktür.
Diğer Konularımızıda Okumak İstermisiniz?
Click one of our contacts below to chat on WhatsApp
Social Chat is free, download and try it now here!